Kas
8th

Domuz gribi olan gazeteci…

Posted by admin

Bir avuç dolusu ilaç alarak nihayet yazmaya derman bulabildiğim bu yazıyı tüm domuz gribi kurbanlarının şanlı direnişine adıyorum…

Önceki gün itibarıyla domuz gribi olduğum kanaatine varıldı. İtiraf edeyim, hastalık fazla popüler olduğu için bana bulaşmaz gibi gelmişti. Ne bileyim, bu kadar popüler olunca hastalığı ciddiye alamadım. Yine itiraf edeyim ki dalga geçmeye ve haber bültenlerindeki felaket senaryolarına gülmeye başlamıştım. Elbette, her aklı başında Türk insanı (ve Başbakan!) gibi ben de aşı olmadım! Sonuç: İki gündür dünya gerçekliğiyle domuz gribi gerçekliği arasında, halüsinatif bir evrende, yanımda tuvalet kâğıdı rulosuyla yatıyorum.

Bu ‘süreçten’ çıkardığım dersleri paylaşmak isterim:

1. New Yorker’da okuduğum bir makaleye göre ‘aşıya güvensizlik’ sadece bizim mazlum halkımıza ait değil. ABD’de de vaktiyle tıpkı bizimki gibi bir sağlık bakanı ‘Aşı olun’ dediği ve sonrasında bin kadar insan öldüğü için Amerikan halkı da aşıdan hazzetmezmiş. Ve fakat makaleye göre, aşıdan ölmek diye bir şey yok. Dolayısıyla olmak gerekiyor. Nedir? Ben bakana inanmam, New Yorker’a inanırım. Şu da var: Sağlık konusunda siyasilere duyduğum güvensizliğin son derece sağlam dayanakları var. Nihayetinde bu memlekette radyasyonlu çayları lıkır lıkır içip “Bak bana bir şey olmuyor” diyen bakanlar yüzünden Karadeniz’de binlerce insan kanser oldu, öldü.

2. Domuz gribi olmanın en kötü yanı nedir? Açıklıyorum: Televizyon izlemek zorunda kalmak. Kitap, dergi okunamıyor zira gözlük takılamıyor, göz sulanıyor vesaire. Dolayısıyla Türkiye televizyonlarına maruz kaldım son 48 saattir. Sonuç? Kendini, Batılı, çağdaş diye niteleyen TV’lerde ‘Hoppala yârim yaz geldi’ yayıncılık anlayışı hâkimken İslami televizyonlarda ha baba de baba doktrinasyon yapılıyor. Mehtap TV’de ‘ateizmden’ kanser gibi bahseden bir program gördüm, kanım dondu. Sunucu “Nasıl kurtuldunuz bu dertten?” diyor, canını ateizmden zor kurtarmış konuk cevap veriyor:
“Üç rüya gördüm!”
Komedi programı olmasını dilediğim ama olmayan onlarca program gördüm. Ürktüm. ‘Çağdaş’ kanallardan da korktum. Tahlil mecalime kavuştuğumda yazacağım bu konuyu.

3. Ben genellikle hastalıktan sıkıldığım için iyileşirim. Bu sebeple iki gecedir gördüğüm kâbusları sevgiyle kucaklıyorum. Yakında beni hastalıktan bezdirirler. Birinci rüyada sevgili Ahmet İnsel bir çorap fabrikasında ‘artı değer’ kavramını anlatıyordu. İzleyenler arasında soykırımcı El Beşir de vardı. Ve görüntüler manga çizimleri olarak akıyordu! “Manga karakteri olmuşum, ağlayanım yok” diye bir içlen, bir içlen! Bir de Diyarbakır Cezaevi’ni gördüm. Duvarda “Türkçe konuş! Çok konuş!” yerine “Bunu da açıklıkla ortaya koymak lazım” yazıyordu. Başbakan’ın en çok kullandığı sözlerden biri biliyorsunuz.

4. Domuz gribinde en kritik konu, organizasyon. Belli saatlerle tavuk suyu çorba, greyfurt suyu, ilaç, yemek vesaire getireniniz olması gerekiyor. Yani bireysel değil, kolektif bir çaba olması lazım. ‘Kolektif’ demişken, bu hastalığı da solculuktan kaptım korkarım. Zira ilk hapşırığım İstanbul Üniversitesi öğrencilerine yağmur altında destek verirken gelmişti. Hatırlıyorum.

5. Domuz gribi kafası olabilir, ilaçlara duyduğum genel güvensizlik olabilir, ama ne zaman azıcık iyileşsem bunun greyfurt suyundan olduğunu düşünüyorum. Dayan yoldaş! Dayan greyfurda!
Huzurlarınızdan çekiliyor, yatağıma dönüyorum.

Milliyet

Eki
29th

Akdenizde Orta Şiddetli Deprem

Posted by admin

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden alınan bilgiye göre, bugün saat 23.04′te yerin 11.5 kilometre derinliğinde, merkez üssü Akdeniz olan bir deprem meydana geldi.

Eki
13th

Yine soyunur yine sevişirim

Posted by admin

Vildan AtaseverSinemada ünlü olmadan önce de verdiği pozlarla dikkat çeken Atasever, İki Genç Kız da dahil bir çok filmde sevişme sahnelerinde rol aldı.

Bu konuda “Rolüm gerektirdi, soyundum. Yine soyunabilirim” diyen Atasever, oyunculukta sınır tanımadığını da gözler önüne serdi.

Rol seçimi konusunda aklının yattığı projeyi tercih ettiğini söyleyen Atasever “Çıplak sevişme sahneleri önemli değil, yine soyunur, yine sevişirim’ diyor.
vildan atasever

Eki
11th

Bıyıklı erkeği öpmem

Posted by admin

Yeni albümü “Kalp Ayazı” ile sevenleriyle buluşmaya hazırlanan Ebru Polat, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yeni albümü için düzenleyeceği imza gününde hayranlarından traş olup gelmelerini isteyen Ebru Polat, “Bıyıklı erkek istemiyorum çünkü bana çok bakımsız ve antimetroseksüel geliyor. İmza günüme eğer bakımlı ve traşlı gelmezlerse beni asla öpemezler” dedi.
Ebru Polat

Eki
2nd

Kız arkadaşının annesine TACİZ

Posted by admin

Bilecik’in Bozüyük İlçesi’nde, 22 yaşındaki F.T., evine gittiği 15 yaşındaki kız arkadaşı S.K.’nın annesi 34 yaşındaki H.K.’ya elle cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla gözaltına alındı.

Olay, Yeni Mahalle Bağlar Sokak’taki evde meydana geldi. H.K., kızı S.K. ile birlikte eve gelen arkadaşı F.T.’yi içeri alıp onunla sohbet etti. S.K. bir süre sonra markete gitmek için evden çıktı. F.T. de kız arkadaşının dışırarı çıkmasıyla birlikte yalnız kaldığı annesi H.K.’ya elle cinsel tacizde bulundu. Bu sırada S.K. geldi ve annesine cinsel tacizde bulunurken gördüğü erkek arkadaşı F.T. ile tartıştı. Tartışmanın ardından F.T. evden çıkıp gitti.

Eki
1st

O pabuç Türk büyüğüne geleydi!

Posted by admin

 

Türkiye bugün protestoya sahne oldu. Bir gazeteci ayakkabısını IMF başkanına fırlattı. 

Ancak protestodan ziyade olayın sonu daha da ilgi çekti.

IMF BAŞKANI ŞİKAYETÇİ OLMADI

Eylemi yapan Birgün gazetesi editörü Selçuk Özbek, gözaltına alınmıştı… Ancak IMF başkanı protestocu gazeteciden şikayetçi olmadığı için savcılık onu ve ile pankart açan bir kişiyi serbest bıraktı.

BU EYLEM TÜRK BÜYÜĞÜNE YAPILSA NE OLURDU?

Peki bu eylem bir ‘Türk büyüğüne’ yapılsaydı ne olurdu? Bu konuda senaryo yazmaya gerek yok.

Hemen ajansların daha dün geçtiği bir haberi aktaralım:

ÖRNEK: BAKANIN ELİNİ SIKMADI HAPSE MAHKUM OLDU

Üniversite öğrencisi Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın uzattığı eli sıkmadığı için ‘kamu görevlisine hakaret’ suçundan 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Olay şöyle gelişmişti: 2007 seçimleri öncesi oy istemek için Erzurum’un Olur ilçesinde giden Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bir kahvehanenin önünden geçerken vatandaşlarla tokalaşmıştı.

Akdağ elini Durmuş Şahin’e (24) de uzattı. Ancak Şahin elini vermedi. Yaşadığı olay karşısında şaşkına dönen Akdağ, Durmuş Şahin’e, “Neden elini uzatmadın?” diye sordu.

VATANA FAYDASI OLMAYANLARIN ELİNİ SIKMAM

Şahin ise beklenmedik bir cevap vererek, “Ben iktidar olup da bu vatana ve millete faydası olmayanların elini sıkmam” dedi. Bakan Akdağ, bu cevaba çok sinirlendi ve “Sen bana vatan haini mi demek istiyorsun. Vatan haini sensin. Senin anan vatan haini, baban vatan haini” diye çıkıştı.

5 AY HAPİS YATTI

Mahkeme, Durmuş Şahin’i tutuklayarak cezaevine gönderdi. 5 ay hapis yattıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

Mahkeme dün sonuçlandı ve Şahin 2 ay hapis cezasına çarptırdı. Durmuş’un hapis cezası para cezasına çevrilerek 1720 TL para cezası ödemeye mahkum edildi.

İNTERNETHABER

Eyl
29th

Dündar’ın sevgilisi İranlı çıktı

Posted by admin

KÜRŞAT BAŞAR’DA TANIŞMIŞLAR
18 yıldır evli olan gazeteci Can Dündar’ın iki hafta önce Bebek’te ‘Su Samuru’ adlı tekndene öpüşürken görüntülendiği kadın arkadaşı, İranlı oyuncu Taies Farzan çıktı.

taiesfarzan2112.jpg

“Birini sevdim. Ve -suçsa bu- hesabını, vermem gereken tek kişiye, eşime verdim.” diyerek aşkını kabul eden Dündar, Farzan’la geçen Mart ayında katıldığı “Kürşat Başar’la” adlı programda tanışmış.

can.jpgCan Dündar’ın Taies Farzan’la tanışıklığı kısa süre sonra aşka dönüşmüş. Tahran doğumlu olan Farzan’ın ailesi İran’dan Türkiye’ye sonra da Almanya’ya göç etmiş. Farsça, Türkçe, Almanca, İngilizce ve Kürtçe konuşan Farzan, Özcan Deniz’le Kader dizisinde, geçtiğimiz yıl da ‘Gölgesizler’ adlı filmde rol aldı. Yönetmenlik de yapan Farzan, yazıp yönettiği kısa metrajlı filmle Los Angeles’ta ‘en iyi yönetmen’ ödülünü almış.
 cann.20090929110617..jpg
GÖLGESİZLER FİLMİNDEN

HEM YAZIYOR HEM YÖNETİYOR

Eyl
29th

Bende şeytan tüyü var!

Posted by admin

“Ben hırslı, küçük bir kızım” diyen genç şarkıcı Bengü , kendisinde şeytan tüyü olduğunu ve ‘Gezegen’ isimli şarkıyı albümünden çıkartıp alırken de bu yanını kullandığını söyledi.

Bir şeyi çok istediği zaman söke söke aldığını ifade eden genç popçu, Serdar Ortaç’a “Bu şarkı benim olsun” dediği zaman kendisini kıramadığını, bazen beğendiği şarkı için ‘Bu sana uygun değil’ dediğini anlattı.

Eyl
28th

Saati 35 bin TL’ye fahişelik yaptım

Posted by admin

Son iki yıldır uyuşturucu alışkanlığı nedeniyle magazin basının gündeminden inmeyen İngiliz iç çamaşırı mankeni Sophie Anderton, nasıl bir batağa saplandığını işte böyle anlattı.

 Uyuşturucu parası bulabilmek için bir saatliği 15 bin sterline (yaklaşık 35 bin TL) hayat kadınlığı yaptığını itiraf eden Anderton “Bir manken olarak bedeniniz zaten bir tür alınıp satılan bir eşya gibi görülüyor.

HER GECE 1 ŞİŞE VOTKA İÇİYORDUM
O açıdan bakıldığında hayat kadınlığı ile mankenlik arasında bir fark yok” dedi. Anderton, 2004 yılında uyuşturucu parası bulabilmek için yaşadıklarını İngiliz The Sun gazetesine şöyle anlattı: “O dönemde her gece bir şişe votka içiyordum. Gündüz saatlerinde bile kokain kullanıyordum. Tam o sırada bir hayat kadınıyla tanıştım. Bana seksi giyinip iyi görünürsem erkeklerle bir saat birlikte olmam karşılığında 10 bin ya da 15 bin Sterlin kazanabileceğimi söyledi. Bunu denemeye karar verdim.”

   Sophie Anderton bir keresinde de İtalya’da lüks bir otelde İngiliz bir işadamıyla buluştuğunu anlattı. 32 yaşındaki manken “Adam beni tanıdı ve “Sophie senin gibi tatlı bir kız neden böyle bir şey yapar” dedi.

EN AZ İKİ TOP MODEL
Ona cevap veremedim. Ama sabah uyandığımda içi para dolu Christian Dior marka bir çantayı beni bekler buldum” diye kouştu. Anderton bütün bu itirafların ardından tartışılacak bir iddiayı da ortaya attı. “Bu yolda yalnız değilim” diyen manken “Modellik dünyasının bir de karanlık yüzü var. En az iki top modelin bu oyunun bir parçası olduğunu biliyorum” diyerek sözlerini tamamladı. 2007 yılında Arap şeyhi kılığına giren bir muhabirle bir gecelik seks için anlaşan Sophie Anderton’ın görüntüleri gizli kameraya yakalanmış ve skandal yaratmıştı. Uyuşturucudan kurtulmak için tedavi gören manken geçtiğimiz günlerde de kokain çekerken görüntülenmişti.

Eyl
28th

İstanbul’da güpegündüz tecavüz

Posted by admin

İstanbul Sancaktepe’de 14 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi, güpegündüz tecavüze uğradı. Saldırgan, cadde üzerindeki boş arsaya götürdüğü kız çocuğuna bıçak zoruyla tecavüz etti. Evine dönen ve yaşadıklarını ailesinden gizleyen küçük kız, gece iki kutu ilaç içip intihar etmek istedi. Ailesi tarafından son anda hastaneye yetiştirilen kız çocuğu, yaşadıklarını doktorlara anlattı. Polis, saldırganın peşine düşerken küçük kız psikolojik tedavi altına alındı.

YAŞADIKLARINI KİMSEYE ANLATAMADI
İstanbul Sancaktepe Meclis Mahallesi’nde yaşayan 14 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi M.H, geçtiğimiz Pazar günü öğle saatlerinde arkadaşlarıyla gezmek için sokağa çıktı. Biraz dolaştıktan sonra evine gitmek için arkadaşlarından ayrılan M.H, Cemal Gürsel Caddesi’ndeki boş arsanın yanından yürümeye başladı. Bu sırada küçük kızın yanına yaklaşan bir kişi, M.H. ile tanışmak istediğini söyledi. M.H. tanışma teklifini reddedince saldırgan yanındaki bıçağı gösterip küçük kızı zorla cadde üzerindeki boş arsaya sürükledi. Saldırgan, çalı ve otlarla kaplı arsada, küçük kıza bıçak zoruyla tecavüz etti. Dehşet dolu dakikalar yaşanırken öldürüleceğinden korktuğu için sesini çıkartamayan M.H. baygınlık geçirdi. Saldırgan koşarak uzaklaştı. Gözlerini boş arsanın yanındaki çadırda açan M.H, evine dönüp elbiselerini değiştirdi ve yaşadıklarını kimseye anlatamadı.

Evine dönen ve yaşadıklarını ailesinden gizleyen küçük kız, gece iki kutu ilaç içip intihar etmek istedi. Ölümden kıl payı kurtulan M.H. hastanede doktorlara yaşadıklarını itiraf etti.

Olaya el koyan Asayiş Şube Gasp Bürosu dedektifleri, saldırganın yakalanması için operasyon başlattı. Okulların açılması ile birlikte tekrar böyle bir olayın yaşanmaması için Sancaktepe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Polisleri ilçe genelindeki okullarda önlem aldı. Okul civarlarına yerleştirilen sivil polisler saldırganın peşine düştü. Küçük kız ise yaşadıklarının ardından psikolojik tedavi altına alındı.

VELİLER KORKU İÇİNDE
Okulların açılmasına az bir zaman kala ilçede yaşanan olayın ardından aileler korku içinde. Çocuklarını okula yalnız göndermeye korkan aileler çaresiz bir durumda emniyet yetkililerinin saldırganı yakalamasını istiyor.