Oca
16th

Baykal’ın sağ kolu ülkücüleri kızdırdı

Posted by admin


Ülkenin artık demokratikleştiğini belirten Sevigen, darbecileri de ‘ilkel kafalı’ olmakla suçluyor. Türkiye’deki tek gücün demokrasi ve millet olduğunun altını çizen Sevigen, “Darbeler ülkeyi en az 20 yıl geriye atar. Türkiye, sağcısıyla solcusuyla darbelerden dolayı büyük acılar yaşadı. Tırnakları söküldü. En iyi ilaç demokrasidir.” diyor.

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİNİ KÖRÜKLER
Zaman’a konuşan Sevigen, demokratik açılıma gösterilen tepki sebebiyle CHP’nin MHP çizgisinde politika izlediği eleştirilerini ise kabul etmiyor. MHP’nin, DTP kadar tehlikeli olduğunu ileri süren Sevigen, “Türk milliyetçiliği Kürt milliyetçiliğini körükler. Hiçbirimiz üstün ırk değiliz, insanız. Biz bir mozaiğiz. Bu yüzden MHP’nin izlediği politika yanlıştır.” diye konuşuyor. Ergenekon davasında herkesin aynı kefeye konulmamasını isteyen Sevigen, Dersim İsyanı’nın kanlı şekilde bastırılmasını savunan Onur Öymen’in sözlerinin ise herkesi yaraladığını vurguluyor. Soldaki bölünmeye dikkat çeken tecrübeli siyasetçi, ilginç bir değerlendirmede bulunuyor: “Kıbrıs çıkarmasından sonra bile solun oy oranı yüzde 40′ı aşamadı.”

GÜNDEME İLİŞKİN SORULARI YANITLADI
CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, İstanbul’da bir arsanın satışına aracılık ettiği ve rüşvet iddiaları yüzünden 29 Mart yerel seçimleri öncesinde genel sekreter yardımcılığı ve MYK üyeliği görevlerinden istifa etmişti. Ancak Sevigen, açtığı iftira davalarının ilkinde, mahkeme tarafından aklandı. Diğer davaların sonucunu bekleyen Sevigen, yine Baykal’ın en yakınındaki isimlerden. Zaman’ın gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Mehmet Sevigen, darbe iddiaları, çarşaf açılımı, Ergenekon davası, Arınç’a suikast iddiası ve Dersim tartışmalarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı.

Sevigen, Ergenekon davasında tutuklu sanıkların suçlarının belgelerle ispat edilmesi halinde bunu kabul edeceklerini belirtti. Sevigen, “Eğer bir suç varsa açığa çıksın. Ama yoksa da bu insanlar boşu boşuna içeride yatmasın. Mesela Veli Küçük çetenin bir kısmı olabilir. Ama herkesin aynı kefeye konulmaması gerekiyor.” diye konuştu.

SUİKAST YAPILIRSA BUNU KİMSE ENGELLEYEMEZ
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast iddialarına inanmayan Mehmet Sevigen, iddiaları Arınç’ın kendisinin sulandırdığını ileri sürüyor. Arınç’ın konuyla ilgili her gün konuşmaya başladığını belirten Sevigen, suikast yapılacaksa bunu kimsenin engelleyemeyeceği iddiasında bulunuyor. Sevigen bu iddiasını da şu ilginç örnekle somutlaştırıyor: “Amerikan Başkanı Kennedy’yi bile öldürdüler. Niyet edildikten sonra herkesi öldürürler.”

MHP, DTP KADAR TEHLİKELİ
Son dönemlerde açılıma gösterdiği tepkiyle MHP ile aynı politikaları izlemeye başladığı yönündeki iddiaları kabul etmeyen Sevigen, MHP’nin, kapatılan Demokratik Toplum Partisi (DTP) kadar tehlikeli olduğunu ileri sürüyor. MHP’nin izlediği politikaların yanlış olduğunu düşünen Sevigen, “Ben MHP’nin DTP kadar tehlikeli olduğuna inanıyorum. Türk milliyetçiliği Kürt milliyetçiliğini körükler. Hiçbirimiz üstün ırk değiliz, insanız. Biz bir mozaiğiz. Bu yüzden MHP’nin izlediği politika yanlıştır.” diye konuşuyor.

ÖYMEN’İN DERSİM ÖRNEĞİ ÇOK KÖTÜYDÜ
Dersim İsyanı’nın kanlı şekilde bastırılmasını savunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in Meclis’te verdiği örneğin çok kötü olduğunu söyleyen Sevigen, bu açıklamanın herkesi yaraladığını dile getirdi. Öymen’in yanlış anlaşıldığına inandığını belirtti. Sevigen ayrıca Parlamento’nun da Alevilere sahip çıkamadığını aktardı. Son yerel seçimlerden önce CHP’nin yaptığı çarşaf açılımını, Deniz Baykal’ın açılımı olarak değerlendiren Mehmet Sevigen, ondan talimat alınmasa böyle bir açılımın yapılamayacağını söyledi.

CHP’nin yapılacak genel seçimlerde iktidar olacağına inandığını bildiren Sevigen, soldaki bölünmeye dikkat çekti. Solun zirvede olduğu dönemlerde bile oy oranının yüzde 40′ı aşamadığını belirten Sevigen, DTP’nin, DSP’nin ve diğer sol kökenli partilerin kendilerinin oylarını böldüğünü kaydetti.

Ara
11th

Dtp Kapatıldı , Diyarbakır karıştı

Posted by admin

DTP’nin kapatılması kararının açıklanmasının ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görevli polislerin mesailerine devam edecekleri telsizlerinden iletildi. Olası protesto ve gösterilere karşı DTP teşkilatlarında ve merkezi yerlerde polis ekipleri önlemleri artırdı.

OLAYLAR

DİYARBAKIR’DA OLAYLAR BÜYÜYOR

Diyarbakır’da Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kapatılmasına tepki gösteren grup, Türk bayrağı asılı olan bir postane binasının camına taşla saldırdı.

Kent merkezinde DTP’nin kapatılmasını protesto eylemleri sürüyor. Polise taşlar ve havai fişeklerle saldıran kalabalık, tazyikli su ve biber gazı kullanılarak dağıtıldı. Gösteriler sırasında bazı dükkanların ve işyerlerinin camlarını kırdı. Lastik yakararak yolu kapatan ve polisle çatışan göstericilerden bir grup ise, Türk bayrağı asılı olan bir postane binasının camına taşla saldırdı. Binanın camları kırıldı.

İLÇELERDE PROTESTO GÖSTERİLERİ

DTP’nin kapatılmasını protesto etmek amacıyla Bağlar, Silvan ve Bismil ilçelerinde toplanan gruplar, uyarılara rağmen dağılmayarak polise taş, havai fişek attı. Polis gruplara tazyikli su ve biber gazı sıkarak müdahalede bulundu. Gruplar ara sokaklara kaçarak dağıldı.

Çıkan olaylarda bazı kişiler gözaltına alındı.

İSTANBUL- “ÇELİK YELEK GİYİN YANLIZ DOLAŞMAYIN”

Anayasa Mahkemesi’nin DTP’nin kapatılması yönünde verdiği kararın ardından, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görevli ekipler, telsizlerden yapılan anonslarla uyarıldı. Haber merkezi tarafınan yapılan anonslarda ilçe emniyet müdürlükleri ve emniyet müdürlüklerine bağlı polis ekiplerinin özellikle resmi kurumların olduğu mahallelerde önlem alınması istendi. Ayrıca ekiplere, başta AK Parti ve MHP olmak üzere siyasi partilerin temsilciliklerine yönelik olası bir saldırıya karşı da dikkatli olunması söylendi. Kritik bölgelerde görev yapan ekiplerin çelik yelek giymeleri, tek başlarına dolaşmamaları, yanlarında en az bir memurun daha olması gerektiği konusunda uyarıldı.

DİYARBAKIR’DA POLİSE TAŞ

Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılması kararının açıklanması sonrasında Diyarbakır’da olaylar çıktı. DTP’nin Diyarbakır il binası önüne gelen yaklaşık 200 kişilik grup, burada polise taşlı saldırıda bulundu. Polis, göstericileri dağıtmak için gaz bombası kulllandı. Olaylar devam ediyor.

HAKKARİ

Hakkari’de bazı göstericiler, Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kapatılması kararını protesto etmek amacıyla izinsiz gösteri yaptı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın DTP’nin kapatıldığını açıklamasının ardından akşam saatlerinde Yeni Mahalle ve Keklikpınar mahallesinde bir araya gelen göstericiler, yollara barikat kurarak ateş yaktı.

Polis, izinsiz gösteri yaparak DTP’nin kapatılmasını protesto eden gruplara gaz bombaları ile müdahale etti.

Göstericiler ise, polise taş ve molotofkokteyli ile saldırdı.

İSTANBUL’DA PROTESTOLAR

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet ekipleri, kararın açıklanmasının ardından Beyoğlu’ndaki İstanbul İl Başkanlığı önünde yoğun güvenlik önlemi aldı.

Kararın ardından Taksim’deki ara sokaklarda toplanan ve pankartlar açan bir grup, İl Başkanlığı binası önüne gelerek slogan atmaya başladı.

Kas
16th

Bir PKK’lının maliyeti 10 MİLYON$

Posted by admin

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ”Demokratik Açılım Projesi”nin bir devlet projesi olduğunu ancak AK Parti Hükümeti eliyle yürütüldüğünü bildirdi.

Çelik, İstanbul Aydın Üniversitesinde öğrencilere ”Demokratik Açılım Projesi”nin anlattı.

Bir Televizyon programı için çekilen ”Söz Kampüsten İçeri” programına konuk olan Çelik, millet olmak için tek ırktan olmak gerekmediğini belirterek millet kavramının ortak bir geçmişi, ortak bir vatanı, ortak bir gelecek planlaması, ortak değer ve paydaları olan insanların gönüllü birlikteliğinin adı olduğunu söyledi.

Farklı ana diller, farklı etnisiteler, farklı bölgeler, farklı mezhepler olabileceğini ancak bu durumun sizin farklı millet olacağınız anlamına gelmediğini belirten Çelik, demokratik toplumun çoğulcu toplum olduğunu dile getirdi.

Çelik, AK Parti’nin iktidara geldiğinden bu yana çoğulcu, demokratik yapıyı pekiştirmek, Cumhuriyeti demokrasiyle pekiştirmek için ortaya konulan hedef doğrultusunda, birçok şeyin yapıldığını, ancak 4 ay önce bu programın daha sistematik hale getirildiğini söyledi.

Programda soruları yanıtlayan Çelik, ”Bu bir devlet projesi mi? yoksa AK Parti’nin kendi inisiyatifiyle geliştirdiği bir durum mudur?” soru üzerine ”Bu bir devlet projesidir. Fakat AK Parti Hükümeti eliyle yürütülmektedir. Olması gereken de budur. Tarihin hiçbir döneminde devlette bu kadar uyum olmamıştır. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakanı, Genelkurmay Başkanı, sivil ve askeri bürokrasisi memleketin kaderiyle ilgili bir konuda hiçbir zaman bu kadar uyum içinde olmamıştır. Bu Türkiye için şanstır ” diye konuştu.

TERÖRLE MÜCADELE
Çelik, ”Demokratik Açılımın” bir ayağının Türkiye’de demokrasinin ve özgürlüklerin standardını geliştirmek, diğer bir ayağının ise 25 yıldan beri devam eden terörü bitirmek ve terörle mücadelenin yeni bir safhaya girmesini sağlamak olduğunu anlattı.

Bugüne kadar terörle mücadele denildiği zaman akla hep güvenlik tedbirlerinin geldiğini, sadece polisiye ve askeri tedbirlerle bu mücadelenin yapılamayacağını ifade eden Çelik, bunun ekonomik, siyasi, kültürel, sosyal, psikolojik ve sosyolojik boyutunun olduğunu söyledi.

Çelik, bugüne kadar bir siyasi iradenin bu iş için ”oy” ve ”eleştiri alırım” kaygısıyla ortaya çıkmadığını ifade ederek, ”Biz bu işi ne kadar geciktirirsek o kadar daha çok kan kaybederiz. O kadar daha çok kaynak ve enerji kaybederiz” dedi.

İRA’nın Kuzey İrlanda’daki bir asırlık faaliyetleri sonucunda ölen insan sayısının bin 800 kişi olduğunu, İspanya’daki ETA terör örgütünün uzun yıllar süren faaliyetleri sonucundaki insan kaybının ise sadece 800 olduğunu dile getiren Çelik, şunları kaydetti:

”Bizim 25 yıllık terör sonucu kaybettiğimiz insan sayısı 40 bin küsurdur. Birçok insanın ocağına ateş düşmüştür. Annelerin gözyaşları sel olmuştur. Babalar evlatsız, çocuklar babasız kalmıştır. Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Türkiye doğrudan 300 milyar dolar bu işe harcamıştır. Bugünkü kurlarla 450 katrilyon. Bugüne kadar ölü ya da sağ etkisiz hale getirilen PKK’lı sayısı yaklaşık 30 bindir. Bir PKK’lının etkisiz hale getirilmesinin bu ülke insanına maliyeti 10 milyon dolardır. Yani 15 milyon Türk Lirası’dır. Herkes şapkasını önüne alıp düşünmek zorundadır.”

TÜRKİYE’NİN 3 BÜYÜK PROBLEMİ
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, uluslararası diplomaside Türk devlet adamlarının önüne çıkan 3 büyük problem olduğunu, bunların Kıbrıs meselesi, Ermeni diasporasının propagandaları ve PKK terörü olduğunu söyledi.

Hükümet’in yürüttüğü aktif bir dış politika sayesinde başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere PKK terör örgütünün lojistik desteğinin kesildiğini ve ona olan sempatinin önemli bir kısmının ortadan kaldırıldığını dile getiren Çelik, Suriye, İran, Irak’la birçok anlaşma yapıldığını hatırlattı.

Çelik, bu çalışmaları sadece polisiye tedbirlerle değil diplomasi, bölgenin ekonomik olarak ayağa kaldırılması ve bölge insanının gönlünü kazanarak yürüttüklerini kaydetti.

Çelik, Habur’dan 34 kişinin gelişindeki görüntülerin herkesi çok rahatsız ettiğini ve bunun kabul edilebilir ve savunulabilir görüntüler olmadığını söyledi.

SÜRECİN ZORLUKLARI
Doktorların bir hastayı ameliyat etmesi gerektiğinde narkozun başlı başına bir risk olduğunu, ameliyatın ayrı bir risk olduğunu, sonrasında başka türlü acıların yaşanacağını ve ardından iyileşme sürecinin geleceğini anlatan Çelik, şöyle devam etti:

”Ama siz bu risk ve zorlukları göze alamazsanız o hastayı iyileştiremezsiniz. Türkiye’de maalesef gözümüze ve gönlümüze batan bazı problemler olabilir, ama başkalarının yanlışlarından hareket ederek biz doğrularımızdan vazgeçemeyiz. Ülkemiz ve milletimiz adına doğruları yapmaktan vazgeçersek, korkarım ki daha birçok anne ağlamaya devam edecek, daha birçok evladımız toprağa düşecek, daha birçok kaynağımız heba olacak. O yüzden sergilenen olumsuz tablolar nedeniyle bu süreç durduruldu, ama mesele makul bir düzeye geldiği, bu iş güven vermeye başladığı, kötü niyetler ortadan kalktığı, birileri oradan gelişleri zafer sarhoşluğu haline getirmediği zaman bu mesele tekrar değerlendirilir ve tekrar başlatılabilir. Dağdakilerin silahlarını bırakıp normal hayata dönmesi gerekiyor. Elbette lider kadrosu değil, suça bulaşmamış olanlar. Bir taraftan da dağa çıkışların engellenmesi gerekiyor.”

RİSK ALMAK
Çelik, bu süreçte akıllarını duygularının önüne çıkardıklarını, bazı şeyler gözlerine ve gönüllerine batsa bile sabırlı olacaklarını ve toplum olarak bunun üstesinden gelineceğini anlattı.

”Siyasi ve sosyal problemlere askeri tedbir bulamazsınız” diyen Çelik, siyasi ve sosyal olayların siyasi ve sosyal çözümleri olduğunu vurguladı.

Çelik, ”Hiç kimse Hükümetimizden şapkadan tavşan çıkarmayı beklemezin. Okus pokus yöntemiyle bu sorunlar hallolmaz. Hükümetimiz, devletimiz doğru yoldadır ve bu süreç devam edecektir”diye konuştu.

Bu sürecin riskleri altında kalmayacaklarını dile getiren Çelik, ”Atatürk’ün Samsun’a çıkması bir risk değil miydi? Ama eğer çıkmasaydı bu iş olmazdı. Eğer risk alan ülke, yönetim, siyasi irade değilseniz hiçbir şey yapamazsınız. Halkımız bu demokratik açılım sürecinin hedefinin sadece Ahmet, Mehmet, Doğu, Güneydoğu olmadığını, 72,5 milyon insanı ilgilendiren bir mesele olduğunu biliyor. Bu iş rayına girdiği zaman da halkımızın bu endişeleri giderilecektir” dedi.

”TÜRKİYE’NİN ÜNİTER YAPISI ASLA TARTIŞMA KONUSU DEĞİLDİR”
Çelik, ”halkın endişelerinin yanlış enformasyondan kaynaklandığını” dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Bir kara propaganda yapılıyor. Türkiye’nin üniter yapısı asla tartışma konusu değildir. Biz tek devletiz, tek milletiz, tek vatanımız var. Bayrağımız ay yıldızlı Türk Bayrağı, İstiklal Marşımız da Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı’dır. Ve resmi dilimiz de Türkçe’dir. Bunlardan taviz verilmesi ve tartışma konusu yapılması asla söz konusu değildir. Terör örgütünün elebaşıyla, illegal örgütlerle AK Parti’nin masaya oturması, birilerinin iddia ettiği gibi mücadelenin bırakılıp müzakereye geçilmesi de asla söz konusu değildir. Biz legal, meşru zeminlerde, legal ve meşru kurumlarla görüşürüz. Bunu herkesin bilmesi gerekir.”

Çelik, TBMM’deki tartışmadan sonra birçok kişinin endişelerinin ortadan kalktığını, endişe edenlerin ”çok da endişe edilecek bir şey yokmuş” noktasına geldiğini anlatarak bu konuda ümitsiz olmadığını, halkın da ümitsiz olmadığına inandığını ifade etti.

Hüseyin Çelik, Türkiye Cumhuriyeti’nde her vatandaşın kendisini ‘öteki hissetmemesi’ gerektiğini kaydetti.

Türkiye’de seçimlerin zamanında yapılacağını söyleyen Çelik, bir soru üzerine ”Türkiye’de toprak bölünmesi olacağına asla inanmıyorum. Gönüllerdeki bölünme daha tehlikelidir” dedi.

Kas
13th

Ufuk Uras CHP’yi madara etti

Posted by admin

Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras, TBMM’deki oturumda Kürt sorununda çözümün sürdürülebilir olması için toplumsal desteğin alınması gerektiğini söyledi. Uras, konuşması sırasında kendisine itiraz eden CHP’lilere öyle laflar etti ki AK Parti sıralarından büyük alkış topladı.

Eki
23rd

İstanbul Habur değildir

Posted by admin

DTP İstanbul İl Başkanlığı’nın, demokratik açılıma destek vermek amacıyla 28 Ekim’de Avrupa’dan Türkiye’ye giriş yapacak olan 15 kişilik PKK grubunu şölenlerle karşılayacağını açıklaması sert tepkilere yol açtı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul Habur Sınır Kapısı değildir. İstanbul’da yapılacak gösteri çok derin izler bırakabilir” dedi.

Eki
2nd

Bakan Kavaf’ı güldüren şiir

Posted by admin

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, gezi ve incelemelerde bulunmak üzere gittiği Adıyaman’da bir yaşlının yazdığı şiir karşısında gülmekten kendini alamadı.

Adıyaman’da Huzurevi’nin açılış törenine katılan Bakan Kavaf, burada 95 yaşındaki Emekli bir öğretmenin yazdığı “İhtiyarlık” adlı şiir karşısında tebessümlerini gizleyemedi.

Bakan Kavaf’ı gülmekten kırıp geçiren Hacı Yusuf Demirel emekli olduktan sonra kendisini hayır işlerine adadı. Vakıf ve derneklerde aldığı aktif görevlerin yanında tecrübelerini de kaleme alan Hacı Yusuf Demirel çevresinde bilge insan olarak biliniyor. 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nün kutlandığı bugünde Bakan Kavaf’ı kahkaya boğan şiir:

İHTİYARLIK

Yokuşa yüzün yok, inişe dizin
Uzağı, yakını pek görmez gözün,
Sanki bize tarih oluyor sözün
İhtiyarlık başa geldiği zaman,

Ağrıdan sızıdan durmaz yakınır.
Çare arar sağa sola bakınır,
Az yese, çok yese hemen dokunur,
İhtiyarlık başa geldiği zaman.

Yedek parçan olur iğne, şurup, hap.
Ne faydası var ki, ne yaparsan yap,
İflas etmiş ciğer, yorulmuş bir kalp.
İhtiyarlık başa geldiği zaman.

Dizleri titrer sonra beli bükülür,
Damarlardan sıcak kanın çekilir,
Saç, sakal ağarır, dişler dökülür,
İhtiyarlık başa geldiği zaman.

Ayakların baston ile üç olur,
Gençlikte koştuğun günler hiç olur,
Konuşsan suç olur, sussan suç olur,
İhtiyarlık başa geldiği zaman.

Arkadaşın olur evde çocuklar,
Eşin, dostun seni arada yoklar,
Torunların alır bastonu saklar,
İhtiyarlık başa geldiği zaman.

Biri ölüp ayrıldı ise eşinden,
Kalan gitmek ister onun peşinden,
Çıkaramaz hayalinden düşünden,
İhtiyarlık başa geldiği zaman.

Ne çabuk geçiyor baharlar güzler,
Zaman akımına uymuşuz bizler,
İnsan yaşlanınca ölümü gözler,
İhtiyarlık başa geldiği zaman.

Yaşlılara değil yalnız bu sözüm,
Gençlerde yaşlanır, darılma kızım
Seninde buruşun elin ve yüzün,
İhtiyarlık başa geldiği zaman.

Elibol’un sözün, yana atma,
Doğru yolu koyup, eğriye sapma.
Günahlardan sakın, harama bakma,
İhtiyarlık başa geldiği zaman.

Eyl
30th

AK Parti çakıldı, CHP uçtu !

Posted by admin
Sonar Araştırma Şirketi’nin 1-20 Eylül tarihlerinde yaptığı araştırmaya göre seçmenler, açılımlar nedeniyle MHP ve CHP’yi tercih etmeye başladı. Eylül ayı verilerine göre, CHP 29 Mart seçimlerinde aldığı yüzde 23′lük oy oranı 27.21′ye, MHP ise yüzde 15′lik oy oranını 19.03′a çıkardı. 29 Mart yerel seçimlerinde “İl Genel Meclisi” oyları itibarıyla yüzde 38 oy alan AKP’nin oy oranı aradan geçen 6 ayda yüzde 34′lere kadar düştü.

Sonar Araştırma Şirketi’nce 1-20 Eylül tarihlerinde “Türkiye Siyasi Eğilimler ve Beklentiler: Eylül 2009″ başlığı ile gerçekleştirilen araştırma, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Eskişehir, Gaziantep, Kayseri, Konya, Mersin, Samsun ve Van illerindeki 20 ilçe ve 20 köyde yaşayan 3 bin kişinin katılımıyla yapıldı.

‘Açılım’ın etkisi

Araştırmaya göre, Ağustos 2009′da parlamento dışı siyasi partilere oy verme eğilimi gösteren seçmenler, Kürt açılımı nedeniyle Eylül ayında MHP ve CHP’yi tercih etmeye başladı. Ağustos ayında yüzde 35 oy oranına sahip olan AKP ise 30 günlük periyotta yüzde 1′lik düşüşle yüzde 34′lere geriledi. Eylül ayı araştırma verilerine göre, CHP 29 Mart seçimlerinde aldığı yüzde 23′lük oy oranı 27.21′ye, MHP ise yüzde 15′lik oy oranını 19.03′a çıkardı. DTP’nin oy oranı ise yüzde 1′lik bir  artışla yüzde 6.08 olarak belirlendi.

En önemli sorun

“Türkiye’nin en önemli sorunu ne?” sorusuna katılımcıların yüzde 66.7’si işsizlik ve istihdam, yüzde 50.2’si pahalılık, yüzde 24.8′nin ise güvenlik yanıtını vermesi, yurttaşların oy tercihlerinin değişmesindeki en büyük etkenin ekonomik istikrarsızlık olduğunu ortaya koydu.

Hükümetin Kürt açılımı çalışmalarının gelecek 6 aylık dönemde siyasi partilerin oy oranları üzerinde belirgin bir değişiklik yaratması bekleniyor.

Tek parti dönemi bitebilir

Araştırma verilerine göre, ilk genel seçimlerde AKP’nin yüzde 34 oranında oy alması durumunda yeterli milletvekili sayısı sağlayamayacağı için parlamentodaki “AKP iktidarı” dönemi sona erecek. CHP, MHP ve DTP’nin eylül ayı araştırma sonuçlarına paralel bir oy oranına sahip olmaları durumunda ise AKP’siz bir koalisyon kurulmasının önü açılacak.

Kaynak: Cumhuriyet