Seni asil insanların basit
sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza
nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim?
Bir yağmur damlası seni seviyorum
anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki
birtanem her gün yağmur yağardı.
Yanağına düşen kar tanesi eriyip
dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde
yüzünü rüzgara dön, ordayım!
İnsanlar tanıdım yıldızlar
gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir
güneş için bin yıldızdan vazgeçtim?
Bütün mevsimleri bir günde, bütün
yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle... Bir tutam sevinç, bir tutam
umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.
Bir gül olmak isterdim! Neden mi?
Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan
çıkmamak için?
Seni bulmaktan çok aramak
isterim! Seni sevmeden önce anlamak isterim! Seni bir ömür boyu bitirmek değil
de sana hep yeniden başlamak isterim.
Hani gözler vardır sözleri
anlatır, hani sözler vardır gözleri anlatır, bir de aşk vardır seni anlatır...
Beyaz bir güvercin yolluyorum
sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde
umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat.
Dün gece sen uyurken kızıla
boyadım denizleri, uçurumdan attım sessizliği, haber saldım rüzgarlara,
fısıldasınlar kulağına seni ne kadar çok özlediğimi...
Sana doğru bir kelebek uçurdum,
dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondurdu.
Hissettin mi?
Uykudan uyanınca insanı
uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten
delirten, hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın!..
Ağırdır sevmelerim her yürek
taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da şu kalbim,
bir tek sensiz olamaz.
Mürekkepten denizler, kağıttan
gemiler yaptım. Sonra ismini her yere yazdım. İsmini yazınca seni sevdiğimi
sandın, ben seni sevmedim sana taptım!..
Seni her düşündüğümde kalbime bir
yıldız çiziyorum. Benim şimdi kaç yıldızım var biliyor musun? Benim artık bir
gökyüzüm var..
Bugün her zamankinden farklı bir
şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca aşık olup seni düşündüm...
Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı
getirseler yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa yedi ayrı çiçekten bal yapsa
senin kadar tatlı olamaz...
Ben seni dün sevmedim çünkü dün
geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü bugün de bitecek; ben seni
yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek!
Ağzımdan çıkacak söz olsan
konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere
bırakmam!
Güneşin doğduğu da bir gerçek
battığı da... Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de... Ne çıkar tüm
gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek...
Sen benim hayatımda olduğun
sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir? Çünkü sen benim için
daima teksin!
Dünde, bugünde, yarında? Yüreğin
kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep
ordayım!
Sana yıldızlar kadar yakın olmak
isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak
isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek için, sana sen kadar
yakın olmak isterdim ki beni, seni sevdiğim kadar sevebilmen için?
Güneşi seviyorum diyorsun güneş
açınca gölgeye kaçıyorsun. Yağmuru seviyorum diyorsun yağmur yağınca şemsiyeni
açıyorsun. Korkuyorum sevgilim çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!
Bana öyle bir mektup yaz ki
sevgilim açar açmaz duyayım kokunu. Sevda essin başak saçlarında, sesin yüzümü
rüzgarla bulsun... Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, gelsin beni en koyu
zulamda bulsun ve öyle bir mektup yaz ki sevgilim varsın ölümüm olsun.
Yardım etmek mi istiyorsun? O
zaman dinle; yaşama sevinci getir bana çokça olsun çabuk tükenmeyenlerinden.
İhtiyacım var bu ara unutmak üzereyim mutluluğu, unuttum sıcak bir çayın tadını,
esen rüzgarın serinliğini, hadi durma öyle hatıralarımı canlandır, iyi olanları?
Ağırdır sevmelerim her yürek
taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da şu kalbim,
bir tek sensiz olamaz. Mürekkepten denizler, kağıttan gemiler yaptım. Sonra
ismini her yere yazdım. İsmini yazınca seni sevdiğimi sandın, ben seni sevmedim
sana taptım!.. Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen, bil ki o yalnız
senin için yanan kalbimdir.
Eğer seni nasıl ve ne kadar
sevdiğimi öğrenmek istiyorsan bana yeni bir dil bulmalısın çünkü sana olan
sevgimi anlatmak için kelimeler bulamıyorum. Ama bir şeyi bil ki seni çok
seviyorum?
Bir insanı sevmek onunla
yaşlanmayı kabul etmek demektir benim için. Ben seni seviyorum ve bir ömür boyu
seninle olmak istiyorum.
Kuyruklu yıldızlar vardır,
dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez
görürler. Ben o yıldızı gördüm, o da sensin birtanem?
Sana bahçeden gül değil güneşten
atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye
korkuyorum.
Karanlık gecede önemli değildir
yıldızları görmek. Gündüzleri yıldızları görmek marifet, aşık olmak önemli
değil, bir ömür boyu sevebilmek marifet?
Seni yıldızlara benzetiyorum
onlar kadar uzak onlar kadar erişilmezsin ama bir farkın var onlar bin tane sen
bir tanesin.
@--)--) sana dijital bir gül
yolluyorum, çünkü bu uzaklarda elimden ancak bu kadarı geliyor. Ama bil ki
gerçeğini, gözlerinin içine bakarak vermek isterdim. Ve seni sevdiğimi
fısıldamak.. Seni seviyorum! Aşkım, birtanem, her şeyimsin?
Hep kalanlara gidenleri kattım!
Bir gün yerine geçemediler. O kalanlara gidenleri kattım yine de bir tane ?sen?
edemediler. Önceleri hasreti hiç tatmadım, yarimden hiç ayrı kalmadım, biter
diye takvimlere baktım. Zor geldi ayrılık alışamadım. An gelir insan gülerken
ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış? Seni çok seviyor ve özlüyorum. Bu
güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getiriyorum?
Uykudan uyanınca insanı
uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten
delirten, hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın! O kadar güzelsin ki
yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Dolanıp sarmak
geliyor içimden, saramıyorum. Öylesine bağlanmışım ki, sensiz duramıyorum. Seni
çok seviyorum?
Gönlüme taht kurdun, gönlümün
sultanı oldun, gece gökyüzünde parlayan yıldızım, sabah ise ruhuma doğan güneşim
oldun?
Sen var ya sen aynı sigaram
gibisin. Dumanı gözlerin? Külü dudakların... Yalnız aranızda bir fark var
sigaramı ben, beni ise sen yakıyorsun...
Bir insanın idealleri olmalı,
sonsuzluk gibi. Bir insanın özlemi olmalı, özlemle açan çicekler gibi. Bir
insanın bir tanesi olmalı, tıpkkı senin gibi.
O kadar güzelsin ki yüzüne
bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki
sensiz duramıyorum.
Yüreğimdeki tek arzu, hayalimdeki
tek tutku, beni yaşatan tek duygu senmişsin bebeğim...
Sen dünyaya sürgün bir meleksin
ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek
istemeyeceksin...
Sen bazen zifiri karanlık gecemin
güneşi, sen bazen hayatın cesaret veren mutluluk yanı ve sen her zaman sevgimin
tek nedenisin.
Günün ilk ışıkları sahile
vurduğunda, martılar yalnızca ikimizin anlayacağı bir dille şunu fısıldar
denizin kulağına: Seni çok özledim...
Seni seviyorum çünkü elini
kalbimin üzerinde hissettiğim zaman, üzüntülerimi alıp onların yerine o tarifsiz
sıcaklığı koymayı başarıyorsun...
Sana nasıl hitap etmeliyim
bilmiyorum. Hayatım desem hayat çok kısa, çiçeğim desem çiçek soluyor. Sana
canım demeliyim, çünkü bu can sen oldukça yaşıyor...
Doğan her günün sabahında, içimde
gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak..
Ben sevdanın sokağında
oturuyorum? Geceler hiç bitmiyor, ben hiç uyumuyorum.
Yüreğim hafif ıslaktır benim
kuytu köşelerde ağlamaktan ve rengi hafif uçuktur kurusun diye kaç kez güneşe
asmaktan.
Seni unutmak için and içtim
gözlerin geldi aklıma vazgeçtim.
Hadi uyandır beni söyle gördüğüm
zamansız bir düş mü? Hadi git, uzaklaş, yokluğuna inandır beni. Gerçekten
yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten.
Gözlerin nehir kirpiklerin köprü
olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.
Buruk hasret dolu geceleri
öldüreceğim bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim ve seni benden
ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.
Güller anlatsın sana olan
sevgimi, güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen
yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım?
Rüzgar alabildiğine hırçın,yağmur
alabildiğine inatçı, yüreğin ise onlara inat sanki bir liman... Tıpkı
gözlerindeki huzur gibi...
Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak
gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hani en güzel aşklar imkansız
gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana?
Seni sevdiğim kadar yaşasaydım;
ölümsüzlüğün adını aşk koyardım...
Önce düştüğümde kalkmayı, sonra
aleve dokunduğumda acıyı, sevmeyi öğrendim, sevilmeyi her şeyi öğrendim de
yalnız seni unutmayı öğrenemedim!
Acı ve hüzün bir yıldız kadar
uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun. Umutların gerçek, gerçeklerin
mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun...
Bir an buruk bir acı saplanırsa
yüreğine, gözlerin zamansız takılırsa, kulakların zamansız deli gibi çınlarsa
bil ki bir yerlerde özlemişsindir beni?
Gençliğine güvenip erken derken
belki elveda bile diyemezsin giderken.
Allah gücü erkeğe, güzelliği
kadına vermiş... Ne var ki her şeyi yenen güç, güzelliğe yenilmiş...
Bulutlara yükledim hasretimi,
rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler
gönderdim seni öpmeye! Geldiler mi?
Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak
gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Sana yıldızlar kadar yakın
olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın
olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek iÇİN
Eğer gökyüzü bir parça kağıt,
deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi.
Seni o kadar çok seviyorum ki...
Biliyorsun her gökkuşağının
bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende
bitti... En değerli hazinemsin benim, canımsın.
Bazı rüyalar diğerlerinden çok
uzun sürer. Bazıları da çok çok güzel. Benim en uzun ve en güzel rüyam şu an bu
mesajı okuyor.
Bana dünya yuvarlaktır dedin,
dediğin doğruysa neden geri dönmedin?
Hasret kapımda nöbetler tutuyor.
Sevgilim uzak bir şehirde gözlerim onu arıyor...
Bir kuş olup gitsem, aşsam şu
enginleri, varsam senin yanına. Öpsem doyasıya, koklasam seni...